Bin Hüzünlü Haz

Beni en ok su tan ar nm l m tedirgin ediyor Uzunca bir s redir, ruhumun derinliklerinde b t n iddetiyle hissediyorum bunu Hasan Ali Topta a 1999 Cevdet Kudret Edebiyat d l n kazand ran roman Bin H z nl Haz i te bu c mlelerle ba l yor Adamak ll kirlenip de kim oldu unu anlamak, d nyada insano lunun i leyebilece i ne kadar su varsa hepsini kocaman bir m kna Beni en ok su tan ar nm l m tedirgin ediyor Uzunca bir s redir, ruhumun derinliklerinde b t n iddetiyle hissediyorum bunu Hasan Ali Topta a 1999 Cevdet Kudret Edebiyat d l n kazand ran roman Bin H z nl Haz i te bu c mlelerle ba l yor Adamak ll kirlenip de kim oldu unu anlamak, d nyada insano lunun i leyebilece i ne kadar su varsa hepsini kocaman bir m knat s gibi varl nda toplamak isteyen bir kahraman var kar m zda te yandan y z n bile bilmedi i bir sevgiliyi bulmak i in umudunu kaybetmeden mah eri bozk rlar , hayat dolu ormanlar , gizemli da lar a yor, entrikal saraylara var yor Hasan Ali Topta Ger ek d nyadan yola karak, kelimeler arac l yla yeni bir d nya kurmaya al t m dedi i roman nda okuru dilin b y l d nyas n yeniden ke fe davet ediyor Bin H z nl Haz okudu unuzda iyi bir romanc y tan maktan mutla olacaks n z Do an H zlan Arka Kapak
Bin H z nl Haz Beni en ok su tan ar nm l m tedirgin ediyor Uzunca bir s redir ruhumun derinliklerinde b t n iddetiyle hissediyorum bunu Hasan Ali Topta a Cevdet Kudret Edebiyat d l n kazand ran roman Bin H z n

  • Title: Bin Hüzünlü Haz
  • Author: Hasan Ali Toptaş
  • ISBN: 9789750506901
  • Page: 207
  • Format: Paperback
  • 1 thought on “Bin Hüzünlü Haz”

    1. Bin Hüzünlü Haz tam bir arayışın hikayesi. İçsel, simgesel ve var oluşu sorgulayıcı bir yolculuk. Toptaş tam bir dil ustası. Tarzı, bakış açısı okuduğum hiçbir yazara benzemiyor. Kimsenin bakmadığı açılardan bakıyor her şeye. Kurguladığı dünyanın içine isteseniz de istemeseniz de giriyorsunuz."hayat nedir diye sorarsan,bilmiyorum evlat sormazsan biliyorum"

    2. Bin kelime, bin haz, bin pencere. Bin defa okusan her biri ayrı anlam. İnanılmaz bir anlatım, bilinç akışı yazarlık. Altı yıldız

    3. Doğrusunu söylemek gerekirse bir romandan çok bir deneme gibi geldi bana. Uzun betimlemeler yer yer yorucu oluyor ama dil çok iyi kullanılmış. Bu kitap ne anlatıyor deseniz tek cümleyle özetleyemem, ne anlattığından çok nasıl anlattığına odaklanmak gerek.

    4. Üç hafta boyunca çantamda sürünen bu kitaba kızgındım. Uzun uzun cümleler kurmuş, kendisini anlamamı bekliyordu. Nefret ederdim ben sonuna giderken başını unutturan cümlelerden. Neredeyse bir sayfa, noktasız, bol virgüllü.Alıştım sonra. Öyle okudum döne döne cümlelerin sarmal yollarını. Arada kaçırıyordum bazı noktaları, dikkatim dağılıyordu. Ama tokatlıyordu beni; 'uyan' diyordu, 'sana yazdım bunları'. Baştan alıyordum. Tekrar.Kapağı kapatınca açamıy [...]

    5. Beyefendinin anlatmak istediği şeye, bin sayfalık bir romanla da erişilebilir, kendisinin sectigi gibi yuz kusur sayfada yogun anlatimla da erisilebilir. Sahi ne anlatmak istedigini de tamamen icinizde yansimasi olan bir sekilde resmedebilirsiniz. Keza bu husus benim icin de bu sekilde ortaya cikti. Ancak oylesine yogun ve uzerine dusulesi bir anlatim var ki, devaminda ne olacak acaba diye degil, sahi bu kelime secimleri bizi nereye ve nasil surukleyecek diye dusunmeden edemiyorsunuz.Ben ken [...]

    6. Memleketimin yazarının okuduğum ikinci kitabı. İlk olarak Kuşlar Yasına Gider'i okumuştum. Beklentiniz ona benzer bi kitap okumak olursa kesinlikle kitabı okumak istemez hemen bi köşeye atarsınız. Ben kitaba beklentisiz başladım. Yazarın dilini anlatış şeklini sevdiğim için çoğu okura zor gelen bu kitap beni içine aldı. Postmodern edebiyatın en güzel örneklerinden biri diyebilirim. Eksik cümlelerin, kelimelerin yer aldığı, kahramanını arayan, bilinç akışı te [...]

    7. Kolay bir kitap değildi, yazarın bugüne kadar okuduğum eserleri içinde üslup olarak diğerlerine göre en farklı bulduğumdu diyebilirim. İçselleştirilmiş dünyada bazen içinde bulunulan zamana, bazen sonsuzluğa göndermeler içeren, bağlantısız betimeler diyebileceğim bir eserdi. Sabırla okuyabileceklerin başlamasını kesinlikle tavsiye ederim.

    8. Başta iki yabancıydık "Bin Hüzünlü Haz" la. Sonra anladım ki ilk görüşte soğuk olduğunu düşünüp sonrasında yakınlaştığımız insanlar gibiydi. Aramızdaki mesafeler kısaldı, derken iyice anlaşmaya başladık ve birbirimize dönüştük. Bir baktım Topbaş'ın okuru içine çektiği rüya aleminde ben kendiminkini yaşıyorum. Çok katmanlı bu rüya pek çok kere yön değiştirdi ama amacından hiç sapmadı. İlk sayfadan son sayfaya kadar aradı durdu. 152 sayfa süre [...]

    9. ühühühühü ühühüüü ühühühühühü ühühühü :(((atlayarak okudum ama yine de ühühühüo koskoca paragraflar falan ühühühüher ''sözgelimi'' yazdığında bir shot tekila atılmadığı sürece ühühühüniye böyle şeyler yazıyosunuz ya :(piiiii

    10. Bu kitap, kelimelerden oluşan derinde dingin, kıyıda dalgalı bir deniz gibi. İçine girerken ilk dalgaya izin verip de bırakırsanız kendinizi, kıyıda alırsınız soluğu. Dalgaları göğüsleyip açılmaya cesaret ederseniz, o uzun cümlelerin ahenginde, sakinliğinde yüzersiniz. Sonrası ise derya deniz işte Arayışın romanı:" Bu insanoğlunun baştan beri kurtulamadığı ve sonsuza dek de asla kurtulamayacağı, tuhaf bir yazgıymış zaten; önce ne yapıp edip bin bir güç [...]

    11. Ben eski tip bir okurum belki de bilmiyorum. Bu kadar olaysız kalmak bana iyi gelmedi. Sevemediğim bir şeyler vardı, ne olduğunu ifade edemiyorum şimdi. 5/10.

    12. Uzun zamandır bir kitabı bitirmek için kendimi böylesine zorlamamıştım. O tasvirlerin yoğunluğu beni bitirdi. Öyle ki kitabın türü ne deseniz deneme galiba derim. Çünkü olayları size 5 satırda özetleyebilirim. Oğlum ben Ulysses okurken bu kadar afakanlar basmadı diyeyim siz anlayın. Her sayfayı işte şimdi olaylar gelişecek diye çevirdim. Gelişmedi.

    13. Gerçekten de kitap bir romandan çok denemeye benziyor. Başları sıkıcı gelebilir, ancak çabuk pes etmeyin. Zamanla anlatım tarzına alışıyorsunuz. Gölgesizler ve Heba'dan sonra okudum. İkisinden de çok farklı. Son bölümleri çok beğendim.

    14. Hasan Ali Toptaş edebiyatına Gölgesizler ile giriş yapmam salık verilse de söz dinlemedim ve sanırım yanlış yaptım. Herhangi bir olay örgüsüne bağlanmayan betimlemelerin içinde kayboldum, üstelik herhangi bir iz bırakmayan, öyle büyük bir inceliğe sahip olmayan betimlemelermiş gibi geldi bana. Kitaptan geriye bir cümle bile kalmadı bende. Yine de ilerleyen bir zamanda Gölgesizler ile Toptaş'la tekrar tanışmayı deneyeceğim sanırım.

    15. İlk 40 sayfada hikayenin içine girmekte zorlansam da, sonrası Paris uçağında su gibi gitti. Kelimelere hakimiyet kusursuz, bilinç akışı denemesi de oldukça başarılı. Ak sakallı dedeler yine yerli yerinde ;)

    16. Hayatımızı temellendiren arayış, yaşantımızın içine girdikçe soluklaşan renklere bürünür. Çoğu zaman bu arayışın sırrını, kelimelerin kalbinde, belediye çöpçülerinin arasında ya da arka sokak fahişelerinin şefkatten uzak parmaklarında ararız. Nedendir bilinmez, aradığımız şey bulmak istediğimiz değildir çoğu zaman. Masal kahramanlarıyla, yaşlı bilgelerle, geniş ormanlarla ve artık varlığı efsane, eski zaman saraylarıyla büyüyen arayışımız b [...]

    17. “Hayat nedir diye sorarsan, bilmiyorum evlat; sormazsan biliyorum.”Haraptarlı Nafi’ nin sözleri ile yeni bir Hasan Ali Toptaş’ın kitabının dünyasını aralıyorum. Bu roman sizi bilmediğiniz, görmediğiniz, tanımadığınız insanlara, şehirlere, evlere, dağlara, okyanuslara yolculuk eden bir seyahate çıkarıyor.Kimse sevmez yolculukları kimi yorar kimi süründürür. Oysa bu yolculuk çok keyifli amaç, uğraş, telaş olmadan ilerliyor. İnsanlara dokunuyor, duvarlara [...]

    18. "nımı dişime takıp kalkıyorum ve yeniden, yeniden, yeniden yıkılıyorum." gibi bir okuma oldu. Uzun uzun anlatılarla/betimlemelerle boğumaya başladığı vakit, noktasız kalan cümlelerle afallatıp uyandırdı; sonra göndermeleriyle şöyle bir beynimi dürtüp yokladı her seferinde.

    19. kendi ürettiği makinenin her detayını bilen bir mucit gibi donatıyor ve giydiriyor kelimeleri bu eserde Toptaş.

    20. Sanırım buna "postmodern edebiyat" deniyor. Şahsen sevdiğim bir tarz değil, dolayısıyla bu kitabı ne kadar uğraştıysam da, sevemedim.Kitapta hemen hemen hiç olay örgüsü yok; akış nereye doğru, belli değil. Karakterler net değil, anlatıcıyı bile hala kafamda bir yere oturtabilmiş değilim. Her şey hayalî, gerçek-üstü, zaman-mekan sürekli kayıyor. Betimlemeler de gereğinden fazla abartılmış ve uzun tutulmuş.Sizi bilmiyorum ama ben bir edebiyat eserini okurken, " [...]

    21. Hasan Ali Toptaş'ın edebi dünyasına girerken okunacak kitaplardan biri olabilir. Dilde yarattığı etkiyi, kelime işçiliğini keşke hikaye anlatırken gösterseymiş bu kadar cimri davranmasaymış diyerek okudum. Komployu merkeze alıp İstanbul'a dair efsaneleri anlatan ve şehre itibarını veren bir Kara kitap değil. Kapalı bir şehrin içinde gezip içe doğru sonsuzlaşan ve yine bir şehir yaratan Çador gibi değil, hatta bildiğimiz bir kenti anlatan Venedik'te Ölüm de deği [...]

    22. Kitabın neredeyse ilk yarısı okumak oldukça zorlayıcı hem konu hem de kitabın diline alışmam uzun sürdü bundan dolayı.Yazarın Gölgesizlerden sonra okuduğum ikinci kitabı tartışmasız en iyi Türkçe kullanan yazarlardan birisi bu kitapta da üslubunu konuşturmuş.Hikaye kısmı zayıf kalsa bile cümlelerin sağlamlığı bunu bir nebze de olsa örtmeyi çok iyi beceriyor.Kitabın yazara başlamak için uygun olduğunu düşünmüyorum daha sonrası okunursa iyi olur.

    23. İnsanı günlerce üzerine düşündürecek kadar güzel. Hayatı, aşkı, arayışı, her şeyi bizim için sadeleştirip, hepsinin tüm boyutlarını bir bir ayırıp gözlerimizin önüne seriyor. Bayıldım. Bazı paragrafları üzerinde dakikalarca düşündüm. İnsan olma hali nasıl bu kadar güzel anlatılabilir, hala aklım almıyor. Hasan Ali Toptaş iyi ki doğmuş, iyi ki yazmış, iyi ki biz de bir şekilde ona kavuşmuşuz.

    24. Kitabı okurken sürekli anlatıcıdan kaçmaya çalışan aklımı ve zihnimi dizginlerken buldum kendimi. Bu yüzden de aralıklarla bitirebildim ancak. Türe roman denilmiş ama bana da pek roman gibi gelmedi. Deneme de denilebilir. Hüzünlü hazlar yakalarız diye başlamıştık ama pek hüzünlü bir haz da yaşatamadı diyebilirim.

    Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *