Son Ada

Livaneli den alegorik ve sars c bir romanDarbeci bir ba kan, emeklilik y llar n ge irmek zere, herkesin her eyiyle ho nut oldu u cennet bir adaya yerle ir Ba kan, ruhuna dek i lemi olan y k c l k potansiyelini, ge mi politik g c nden de yararlanarak kullanmaya kararl d r Bu do rultuda t m aday etkileyecek m dahalelere giri ir nceleri s radan g r nen bu m dahalLivaneli den alegorik ve sars c bir romanDarbeci bir ba kan, emeklilik y llar n ge irmek zere, herkesin her eyiyle ho nut oldu u cennet bir adaya yerle ir Ba kan, ruhuna dek i lemi olan y k c l k potansiyelini, ge mi politik g c nden de yararlanarak kullanmaya kararl d r Bu do rultuda t m aday etkileyecek m dahalelere giri ir nceleri s radan g r nen bu m dahaleler, sonunda d man d mana k rd rmaya dek varacakt r Ba ta mart lar olmak zere, ada halk dahil t m canl lar Ba kan n ac mas zl ndan pay n alacakt r Bu arada durdurulamaz g r nen bu gidi e direnen baz sesler de vard r.Livaneli Son Ada da, d sel bir lkede ya anan asl nda hepimizin a ina oldu u olaylar alegorik bir anlat mla verirken, politik ve ki isel ihtiraslarla topluma ve do aya m dahalelerin sonu lar n da g zler n ne seriyor.
Son Ada Livaneli den alegorik ve sars c bir romanDarbeci bir ba kan emeklilik y llar n ge irmek zere herkesin her eyiyle ho nut oldu u cennet bir adaya yerle ir Ba kan ruhuna dek i lemi olan y k c l k pota

  • Title: Son Ada
  • Author: O.Z. Livaneli
  • ISBN: 9789751413109
  • Page: 482
  • Format: Paperback
  • 1 thought on “Son Ada”

    1. Yakın siyasi tarihimizin Sineklerin Tanrısı'yla harmanlanması gibi, hem çok gerçek dışı hem de çok gerçek bir romandı. Yazar sade bir mutluluğun ne kadar büyük bir şans olduğunu, bir toplumun uyum içinde yaşamasının ne büyük bir mucize olduğunu olanca yalınlığıyla anlatmış. Kitabın içinde kendi kendine verdiği tavsiyeye uyarak sadece olayları anlatmış ama içinden geçen binlerce düşünceyi, sorgulamayı, çelişkiyi, çıkmazı o olayların içine gizlemiş [...]

    2. "Bir yerde kötülük varsa orada herkes suçludur."Issız, huzurlu bir adada yaşayan insanlar, martılar ve bir diktatör Dün çabuk unutuluyor , yarın düşünülmüyor!Bu kitabı okuduktan sonra, huzurlu bir hayata sahip bir adanın ve o adanın insanlarının nasıl da yavaş yavaş yok olduğuna şahit olacaksınız! Kötülük yavaş yavaş, sinsice gelecek ve siz bu konuda hiçbir şey yapamayacaksınız!!!Büyük usta, bu romanında , insanı ve otoriteyi karşı karşıya getirmiş. [...]

    3. Sevemedigim; konusu, anlatim tarzi ve mesaj verme derdi ile beni yoran, kliselere bogan kitap. Oysa ne cok severim ben Livaneli'yi

    4. Güzel bir konu düşünmüş aslında. Fakat yazarın konuyu işleyişi ve dili o kadar basit ki Bunu da kitapta "acemi yazar" sıfatına saklayarak çözmeye çalışmış ki bu insani daha da irite ediyor. Lara'ya ya da Yazar'a duyduğu sevgiyi anlatırkenki basitliği insanı kızdıracak cinsten.

    5. Gücün,devlet adamlığı yetkilerinin bu kadar ön planda olduğu,insanı olduğundan farklı bir yapıya sokup benim dediğim en doğrudur,mutlak olmalıdır düşüncesinin hakim olduğu güzel ülkemizi dolaylı yoldan anlatan güzel bir kitap Livaneli'den.Başkan ve 1 numara karakteri kadar adanın diğer sakinlerinin güç karşısında sessiz kalmaları,o diyorsa kesin doğrudur düşünceleri ülkemizin acı gerçeğiDili sade ve okuma açısından akıcı bir kitap,keyifliydi

    6. Aralarinda hicbir rekabet, kavga veya cekisme olmadan ; sadece uzerlerine duseni yaparak ve ihtiyacindan fazlasini istemeyerek bir arada ve huzur icinde yasayan ada insanlarinin hikayesi bu. Bir gun diktatorluk adaya demokrasi kiliginda gelir ve adanin ve insanlarinin o dogal dengesi mahvolur. "Simdi buradayiz iste. İsledigimiz gunahin kefaretini oduyoruz. Bir adam tarafindan kandirilmaya izin vermis, onun pesine koru korune takilmis olmamizin kefaretini; baskaldiran insan tanimini unutma , ben [...]

    7. Zülfü Livaneli'nin ilk okuduğum romanı Çok sevemedim nedense Yazar da bir basitliği sezmiş olmalı ki amatör bir anlatıcı kılıfına sığınmış sankiYarımada Türkiye'yi tam ada ile anlatıyor. Kitapta ülke gerçeklerine kendi bakış açısıyla birçok gönderme bulacaksınız. Mesela ada halkına saldırı düzenleyen martılar bölümünde evlere saldırmak uğruna intiharı seçen martılara intihar bombacıları açısından empati yapmamız mesajını veren kısım gibi

    8. Türkiye'yi bir ada üzerinden anlatan ama anlatimi ile bir o kadar evrensel olan kitap.Son derece akıcı,sade ve etkileyici

    9. Kolay okunan, iyilikle kötülüğün savaşı temelinde, direnenlerin sonunda kazanacağını vurgulayan bir roman.Bana biraz "sulandırılmış" bir Sineklerin Tanrısı ve Hayvan Çiftliği karışımı gibi geldi. Çocuklar için bir versiyonunun olduğunu sonradan öğrendiğim bu kitabın "acaba yanlışlıkla çocuk versiyonunu mu almışım?" diye kendime sorduğum oldu. Çok yalın bir dille anlatayım derken fazla sade bir yazı üslubu kullanılmış. Livaneli' nin diğer okuduğum ki [...]

    10. "Boyun eğen insan soyunun mu, yoksa başkaldıran martıların mı daha akıllı olduğu sorusu sorulmalı"

    11. Zülfü Livaneli'nin anlatımını hep sevmişimdir. Karakter anlatımı, olay örgüsü, tarafsız ama net duruşu, akıcı dili onu sevmemde en belirgin noktalardır. Son Ada'da ise ada halkı ve tek tek bireyler üzerinden olaylara bakış açılarının aktarımı beni en etkileyen noktalar oldu. Halktan biri olan anlatıcının sade ve sanki günlük tutar gibi anlatışı, başkanın ve martıların tutumları, her şeyi en baştan gören ve halkı uyarıcı tavırlarıyla yazar, bakkalın [...]

    12. Duygularım tazeyken yazdıklarım sonuca bağlayamadığım, sadece bir püskürme diyebileceğimiz anlamsız parçalar olabiliyor. Ama bu kitapta tam da duygularım tazeyken yazmam gerektiğini hissediyorum. Çünkü bekleyemem. Onlar bekleyemez. Biz bekleyemeyiz.Son Ada, insanların varlığına rağmen dokunulmamış diyebileceğimiz tek kara parçası. Bütün acılardan uzakta, samimiyetle dolu. Ama her yerde olduğu gibi onda da eksik olan şey er geç kapısını çalıyor. Nasıl tanım [...]

    13. Kitap türü içinde "distopik" dünya için tam anlamıyla kalıplarına uyarak içine yerleşmiş. Yalnız okurken Animal Farm etkilerini görmek de mümkün. Ancak yine de bunun evrensel bir kitle için yazıldığını farzedersek pek fazla kültürel öğe doğal olarak kitaba eklenememiş oluyor. Yine de herşeye rağmen 80lerin Türkiye'si ve düşünce suçu üzerine çok güzel anekdotlar var. Okuması da oldukça rahat. Tek rahatsız olduğum nokta günlük tarzından ilerlediği için [...]

    14. Yine elimden düşüremediğim bir Zülfü Livaneli kitabı oldu ve birkaç saat içerisinde bitti.Ada'da yaşayanlar barış ve mutluluk içinde yaşarlarken,adaya gelen Başkan ile tüm huzur kaçar.Yıllardır kendi ülkemizde ve dünyada yaşananlar kitapta anlatılanlara o kadar benzer ki.Bu daha da üzücü.Ütopya olarak başlayan kitap,yaşananlarla birlikte distopyaya dönüştü.Kesinlikle tavsiye ediyorum.Okuyun,okutun!

    15. yasak tanımaz rüzgarzincir vurulamaz martıya bir de insan kalbineTürkiye'de yazılmış ya da yazılacak distopyalar arasında en iyisi bence. Muhteşemdi

    16. Belki içinizde çoktan okumuş olanlar vardır. Zülfü Livaneli’nin Son Ada’sını bitirdim dün. Kendilerine yaşanabilir bir dünya kurmak için küçük bir adaya yerleşen insanların başına gelenleri anlatan bir roman. Huzurlu bir yaşamdan ötesini arzulamayan, çam fıstıklarını satarak, balıkçılık yaparak ve küçük bahçelerine ektikleri sebzelerle, kendi hâlinde yaşayıp giden insanların mütevazı hayatları. Adadaki hakim ilişki kipi üstünlük kurma şeklinde ge [...]

    17. "Sabahları denizin üstündeki süt beyaz sisi, akşamüstü insanın yüzünü yalayan hafif esintiyi, martı çığlıklarına eşlik eden rüzgarın fısıltısını, lavanta kokularını nasıl anlatmalı?""Ah unutulmuş, terk edilmişlik Ah yalnızlık! Meğer ne değerli kavramlarmış bunlar.""Ada, yakamozları, serin ay ışığı ve yasemin kokularıyla bizi iyileştirdi, yeni bir hayata kavuşturdu, geçmişimizi unutturdu.""Eşitlik, dostluk, demokrasi Bunlar hep zayıfların uydurdu [...]

    18. Son derece mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşayan ada sakinleri, bir gün adalarına gelen Başkan ile tanışırlar ve artık birlikte yaşayacaklarını öğrenirler. Başkan'ın gelişi ile adada başlayan kötülükler ve korkunçluklar silsilesi bitmeden ardı ardına devam eder. Ta ki yaşanmaz hale gelinceye kadar. En sevdiğim yazarlardan olan Yaşar Kemal bu kitap için "Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir" demiş. Çok da güzel söylemiş.

    19. Турска дистопия в стила на Оруел. По-скоро Animal Farm отколкото 1984. Кратка и бърза за четене, но незапомняща се, като почти всяка друга книга в този жанр по мое мнение.

    20. faşist yönetimlerin güzellikleri nasıl yok ettiği bu kadar güzel anlatılamazdı. çok etkileyici bir romandı

    21. Okuduğum en kötü kitaplardan biri. Anlatım oldukça sıradan. Diyaloglar çok basit kalmış. Bu basitlikleri kitaptaki hikayeyi anlatan ana karakterin amatörlüğüne bağlamış. Birde durup durup "Ya bu adam neden bu kadar kötü ?" diye sorgulaması yok mu sanki çocuk kitabı okutuyor gibi. Verdiği siyasi mesajlarda oldukça klişeleşmiş şeylerdi. Konusu ve olayların gelişimi Hayvan Çiftliği ve Parçalanma kitaplarından aşırılmış. Tüm bunların üstüne bu kadar yüksek [...]

    22. Zulfu Livaneli'nin yazdigi son derece carpici bir roman "Son Ada". Insanlarin icindeki bencilligi, doga ve hayvan dusmanligini son derece sade bir dille anlatmayi basarmis yazar. Ulkemizde, daha gecen haftalarda, 6000 zeytin agacinin acimasizca katledilmesi, rant icin yesil alanlarin yok edilmesi gibi konular guncelligini korurken, okudugum bu kitap beni daha cok etkilemeyi basardi. Insanoglunun vahsiliginin ve fasist bir diktatorun elinde cennetten cehenneme donen kucuk bir adanin hikayesi bu. [...]

    23. 5 yıl önce yazılmış olmasına rağmen bugün içinde bulunduğumuz koşulları neredeyse olduğu gibi ve çok yalın, anlaşılır bir biçimde anlatmış. Halkın sözde demokrasi adı altında teşvik ve tehdit ile yönetilmesi, her tür hak arayışına, farklı fikirleri savunanlara terörist damgasının yapıştırılarak bertaraf edilmeye çalışılması, yıllardır bir arada dostça yaşayan insanların arasına ekilen nifak tohumları ile birbirine düşman yapılmasıherkesin ok [...]

    24. Yaşar kemal'in Livaneli'yi "büyük kapıdan" sokan roman olarak betimlediği Son Ada, maalesef anlatıcısının basitliği arkasına sığınan zayıf bir roman. Hikâyesi bir ülkenin faşizme nasıl sürüklendiğini alegoriye dayanarak anlatırken faşizmi yalnızca diktatöre ve alet olan halk kitlelerine yüklerken toplumu da basitleştiriyor. Fikir böylesine sağlamken karakterlerin bu kadar yüzeysel, zayıf, az geliştirilmiş, bu kadar karikatür olması çok yazık. Livaneli büyü [...]

    25. Önce insanoğluna emanet edilenleri katlediyoruz, sonra onları kendimize düşman ilan ediyoruz. Nasıl bir kaleme sahipsin Livaneli? Not alınacak onca cümleyi nasıl döküyorsun kağıda? Medeniyet adı altında yapılan bütün katliamlar bu kadar ince metaforlarla göz önüne serilmi? 'Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.' Sırf bu yüzden okuyun, anlayın, bilin, anlatın

    26. Gündelik yaşamımız içinde küçük boyun eğişlerimizden oluşan küçük günahların hikayesi bu' Günahların sonuçları ise çok büyük.Ekolojik denge ile oynayıp huzursuzluğu ve felaketleri nasıl yarattığımızı anlatıyor bu roman

    Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *